sıkıntıda midenin bulandığı bir dönem de gökyüzünün turuncu hali, yağmurun ağır inişi bütün döküntülerini bir anda onarıyor. o kadar derin o kadar emin yağıyor ki bir yandan pencereden giren tatlı esinti içinde olmak istediğin romantik bir film sahnesine dönüşüyor.
insan bunca huzurlu şey arasında nasıl kapalı havaya isyan edebilir?
böyle dönemlerde tek dayanak sigara bile gelmiyor akla !
Allah'ın işi işte kirini pasını yağan yağmurla temizleyiveriyor.
ya yağmurdan sonra ki dinginlik 'bu günlük işlem tamam havası' işte o hissettiğin ve kocaman bir boşluk...
herşeyayaklarının altında sen kuş gibi hafifsin suratını rüzgar yalıyor sen uçuyorsun ilerledikçe bir daha ayakların yere bassın istemiyorsun en olmak istediğin yerdesin işte bu dediğin adamlasın o dudaklarında heryer bulanık bir tek O ve SEN varsın ruhun yeni doğmuş gibi apak huzurlusun daha ne olsun diye düşündüğün nadir anların keyfini çıkarıyorsun.
uyanıyorsun dinliyorsun sesi ufak ufak cama çarpışını bu ses hatırlatıyor sana sigarayı yakıyorsun ilk nefesin de daha net anlıyorsun temizlenme isteğini tekrar çıkıyorsun dışarı bu gece karanlığında yalın ayak ıslak toprak kokusuyla ağır ağır yol ortasında yürüyorsun kafandaki tek düşünce hayır düşünce yok yanlız ve ıslanarak yürümek sadece !
farkına varıyorsun 'mutluluk' en büyük armağanın kendin...
belki çoğu insanın birkaç su damlası diye baktığı aralıksız yağan yağmur son gününde hikmetini gösteriyor sana kendini farkettiriyor. bu ne olağanüstü bir haz ki sen biraz geç mi kaldım bunu hissetmekte diye aklından geçirmeden edemiyorsun .
yağıyor hala ve yağsın yağmur biiiiirrrrrrr sürü yağmur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder